Dil kanseri ameliyatı sonrası beslenme, iyileşme sürecinin hızlanması ve komplikasyonların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Hastanın yutma fonksiyonuna uygun, yumuşak ve besin değeri yüksek gıdalar tercih edilmelidir.
Ameliyat sonrası yutma güçlüğü yaşayan hastalarda sıvı ve püre kıvamındaki gıdalarla başlanması önerilir. Bu dönemde besinlerin çok sıcak veya soğuk olmamasına özen gösterilmelidir.
Protein açısından zengin, vitamin ve mineral desteği sağlayan beslenme planı, doku onarımını ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini destekler. Özellikle C vitamini ve çinko içeren gıdalar tercih edilmelidir.
Hastanın beslenme süreci, diyetisyen ve hekim kontrolünde düzenlenmelidir. Bu sayede yetersiz beslenme riski azaltılır ve iyileşme süreci daha sağlıklı ilerler.
Dil Kanseri Sonrası Tat Alma Yetisindeki Değişimler
Dil kanseri tedavisinin ardından hastaların tat alma yetisindeki değişiklikler önemli bir konudur. Ameliyatla dilin bir kısmının alınması, başlangıçta tat alma fonksiyonlarını etkileyebilir. Ancak, kalan dil dokusu ve damak, zamanla tat alma hissinin büyük bir kısmını geri kazanabilir.
İlk haftalarda ağızdan beslenme mümkün olmadığı için tat alma deneyimi sınırlıdır. Tedavi süreci ilerledikçe ve hastalar evlerine döndükçe, beslenme alışkanlıkları normale döner ve tat alma yetisi kademeli olarak iyileşir.
Radyoterapi gören hastalar için durum biraz daha karmaşıktır. Bu tedavi şekli:
- Ağız kuruluğuna neden olabilir.
- Tat alma duyusunda geçici veya kalıcı değişikliklere yol açabilir.

Yenilikçi teknolojilerle yapılan radyoterapi, yan etkileri azaltmış olsa da bazı hastalar hâlâ ağız kuruluğu ve tat alma bozukluğu yaşar. Bu durum, hastanın beslenme kalitesini ve yaşam standardını etkileyebilir.
Tedavi sonrası dönemde, beslenme uzmanları ve doktorlar, hastaların beslenme planlarını bu değişikliklere göre ayarlayarak, yaşam kalitelerini artırmak için çalışır. Bu süreçte, hastaların sabırlı olmaları ve tedavi ekibiyle yakın iş birliği içinde olmaları gerekmektedir.
Dil ve Ağız Kanseri Sonrasında Konuşma Yetisi Üzerindeki Etkiler
Gırtlak, konuşma yetimizin temelini oluşturur ve bu yeti, çeşitli ağız yapısı elemanlarıyla şekillenir. Dil ve ağız içi kanseri ameliyatları sonrası, konuşma fonksiyonlarında bazı bozulmalar yaşanabilir.
Ameliyatın ardından, özellikle ilk günlerde, hastaların konuşma yetisi üzerindeki etkiler belirginleşir. Trakeotomi gibi işlemler, geçici olarak konuşma yetisini kısıtlar. Ancak trakeotomi deliği kapatıldığında, hastalar ses çıkarmaya başlar ve ağız içi iyileşme süreci ile konuşmada iyileşme görülür.
- Dilin bazı harfleri üretmede oynadığı rol nedeniyle, dil tümörü ameliyatı geçiren hastalarda belirli harfler net çıkmayabilir.
- Bu, hastaların konuşmasını hafifçe etkileyebilir, ancak genellikle büyük bir iletişim engeli oluşturmaz.
- Tedavi süreci tamamlandıktan sonra, çoğu hasta net bir şekilde konuşabilir.
- Kalıcı konuşma sorunları için ses ve konuşma terapistleri destek sunar.
Bu süreçte, hastaların konuşma yetilerindeki değişimler, tedavi ve rehabilitasyon ile büyük ölçüde iyileştirilebilir.
Dil Kanseri Sonrası Nüksü Azaltma Yolları
Dil kanseri tedavisi sonrasında nüks riskini azaltmak için alınabilecek önlemler hayati önem taşır. Hastaların bu süreçte dikkate alması gereken en önemli husus düzenli sağlık kontrolleridir.
Tedavi sonrası izlenim, hastalığın erken evrede tekrar teşhis edilmesine olanak tanır. İyileşme sürecinde, sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemek de büyük önem arz eder. Bu bağlamda;
- Doğal ürünlerle beslenmek,
- Taze sebze ve meyve ağırlıklı bir diyet uygulamak,
- Düzenli bedensel egzersiz yapmak,
- Morali ve psikolojik durumu olumlu etkileyebilecek aktivitelerde bulunmak,
- Sosyal destek sistemlerinden yararlanmak,
Bunlar hastanın genel sağlık durumunu iyileştirebilir ve nüks riskini minimize edebilir. Bunların yanı sıra, tedavi sürecinde yaşanan zorluklara rağmen sosyal ve iş hayatına aktif bir şekilde geri dönmek, kişinin kendini daha iyi hissetmesine ve toplum içindeki yerini yeniden kazanmasına yardımcı olur. Bu öneriler, dil kanserinin nüksünü önlemeye yönelik kritik adımlardır.
Kaynakça:
https://mayoclinic.org/diseases-conditions/tongue-cancer/symptoms-causes/syc-20378428
https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/tongue-cancer

Prof. Dr. Murat Topdağ, 1978 yılında Malatya’da doğmuş, tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Bölümü’nde tamamlamıştır. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra, akademik ve klinik kariyerine aynı kurumda devam etmiştir. 2017–2025 yılları arasında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Topdağ, 2025 yılı itibarıyla Memorial Göztepe Hastanesi bünyesinde hastalarına hizmet vermektedir.
Kulak burun boğaz hastalıkları, baş-boyun kanser cerrahisi ve estetik burun ameliyatları (rinoplasti) alanlarında uzmanlaşmış olan Prof. Dr. Topdağ, ulusal ve uluslararası düzeyde tanınan bir cerrahtır. The Journal of Laryngology & Otology, Otology & Neurotology ve European Archives of Oto-Rhino-Laryngology gibi saygın dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel makalesi bulunmaktadır.
Prof. Dr. Topdağ, fonksiyon koruyucu tekniklerle baş-boyun tümör cerrahisi uygulamakta; aynı zamanda rinoplasti, revizyon burun estetiği, piezo ultrasonik rinoplasti ve septorinoplasti gibi estetik ve fonksiyonel burun ameliyatlarında yüksek başarı oranlarına sahiptir. Bilimsel yaklaşımı, estetik vizyonu ve hasta güvenliğini esas alan cerrahi felsefesiyle Türkiye’de KBB alanının önde gelen isimlerinden biridir.


Vakalar
İki taraflı frontal sinüs kaynaklı inverted papillom
Hastalıklar
Bilateral Tonsil Lenfoma Ameliyatı
Hastalıklar
Anadolu Yakası, İstanbul'daki Konumumuz