Tükürük Bezi Kanseri Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve Riskleri Nelerdir?

Türkiye’de tükürük bezi kanseri cerrahisi yapan kulak burun boğaz uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Murat Topdağ, baş-boyun cerrahisi alanındaki akademik yetkinliği ve uzun yıllara dayanan cerrahi deneyimiyle tanınmaktadır. Tükürük bezi kanseri, büyük veya küçük tükürük bezlerinde gelişen malign tümörler olup, yüz siniri fonksiyonları, ağız kuruluğu, çiğneme ve yutma gibi önemli işlevleri etkileyebilir. Erken tanı, tedavinin başarısı ve uzun dönem yaşam kalitesi açısından kritik öneme sahiptir.

Tükürük bezi kanserinin belirtileri arasında tükürük bezinde ağrısız veya ağrılı şişlik, yüzde uyuşma veya felç, ağız içinde kitle, yutma güçlüğü ve bazen kulak çevresinde ağrı yer alır. Bu semptomlar yavaş ilerleyebileceği gibi, bazı agresif tümör tiplerinde hızlı büyüme gösterebilir. Risk faktörleri arasında radyasyon maruziyeti ve bazı genetik yatkınlıklar bulunmaktadır.

Hastalık evreleri, tümörün boyutu, histopatolojik tipi, yüz sinirine invazyonu ve lenf nodu tutulumu gibi kriterlere göre belirlenir. Erken evrelerde tümör bezle sınırlıyken, ileri evrelerde çevre dokulara ve bölgesel lenf bezlerine yayılım söz konusu olabilir. Evreleme, tedavi planlamasının temelini oluşturur.

Tükürük bezi kanseri tedavisi, tümörün evresi ve histolojik özellikleri göz önünde bulundurularak planlanır. Cerrahi tedavi genellikle parotidektomi veya submandibulektomi gibi bezin çıkarılmasını içerir. Gerektiğinde yüz sinirinin korunması veya rekonstrüksiyonu sağlanır, ayrıca postoperatif radyoterapi eklenebilir.

Prof. Dr. Murat Topdağ, Türkiye’de yürüttüğü tükürük bezi kanseri tedavilerinde modern cerrahi teknikler, kişiye özel tedavi planlaması ve multidisipliner yaklaşımla çalışmakta; onkolojik kontrol ile fonksiyonel ve estetik sonuçları en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen yüksek standartlarda klinik uygulamalar gerçekleştirmektedir.

Tükürük Bezi Kanseri
Kategori Bilgi
Tanım Tükürük bezleri dokusunda gelişen nadir bir kanser türüdür. Genellikle parotis, submandibular ve sublingual bezlerde meydana gelir. Tümörler iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olabilir.
Nedenler Kesin neden bilinmemektedir, ancak genetik faktörler, radyasyon maruziyeti, bazı kimyasallar ve

sigara içmek risk faktörleri arasında yer alır.

Risk Faktörleri Yaş (50 yaş ve üzeri), cinsiyet (erkeklerde daha yaygın), aile öyküsü, radyasyona maruz kalma,

belirli kimyasallara maruz kalma (örn. nikel bileşikleri, silika), tütün kullanımı.

Belirtiler Ağız veya çene bölgesinde ağrısız şişlik, yüz felci, ağızda yara, yutma zorluğu, sürekli ağrı,

ağızda veya boğazda uyuşma veya karıncalanma, tükrük akışında azalma.

Tanı Yöntemleri Fizik muayene, görüntüleme testleri (MRI, CT taraması, ultrasonografi), biyopsi

(ince iğne aspirasyon biyopsisi veya eksizyonel biyopsi), PET taraması (ilerlemiş vakalarda).

Patoloji Türleri Mukoepidermoid karsinom, adenoid kistik karsinom, asinik hücreli karsinom, polimorf düşük

dereceli adenokarsinom, duktal hücreli karsinom.

Tedavi Seçenekleri
  • Cerrahi: Tümörün ve çevresindeki sağlıklı dokunun çıkarılması. Büyük tümörlerde, ilgili lenf düğümlerinin de çıkarılması gerekebilir.
  • Radyoterapi: Özellikle cerrahi sonrası kalan kanser hücrelerini yok etmek için kullanılır.
  • Kemoterapi: Daha az yaygın olarak kullanılır ve genellikle metastatik veya tekrarlayan kanserlerde tercih edilir.
Komplikasyonlar Yüz sinir hasarı, metastaz (kanserin diğer vücut bölgelerine yayılması), konuşma ve yutma sorunları, estetik değişiklikler, kronik ağrı.
Korunma Yöntemleri Radyasyon maruziyetinden kaçınmak, kimyasal maddelere karşı korunmak, sigarayı bırakmak,

sağlıklı yaşam tarzı benimsemek.

Kurtulma Şansı Tümörün tipi (adenoid kistik karsinom, mukoepidermoid karsinom vb.), evresi (lokalize, bölgesel, metastatik) ve tedaviye yanıtına bağlı olarak değişir. Erken tanı ve tedavi ile iyileşme şansı artar.

Beş yıllık sağkalım oranı, kanserin tipi ve evresine göre değişkenlik gösterir.

Epidemiyoloji Nadir görülür, genellikle 50 yaş üzerindeki yetişkinlerde daha yaygındır. Erkeklerde kadınlara

oranla daha sık rastlanır. Tüm baş ve boyun kanserlerinin yaklaşık %3-5’ini oluşturur.

Yaşam Kalitesi Tedavi sonrası yüz felci, ağız kuruluğu, konuşma ve yutma zorlukları gibi yaşam kalitesini etkileyebilecek uzun vadeli sorunlar görülebilir.
İzlem ve Kontroller Tedavi sonrası düzenli doktor kontrolleri, görüntüleme testleri ve biyopsilerle hastalığın nüksünün veya metastazının izlenmesi gereklidir.
istanbul kulak burun boğaz doktoru

Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. Murat Topdağ

1978 yılından Malatya da doğan Murat Topdağ ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra lise eğitimini İstanbul da yapmış ve üniversite eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce bölümünde bitirmştir. Prof.Dr. Murat Topdağ evli ve 2 çocuk babasıdır.

Özgeçmiş Tedaviler

Tükürük Bezi Kanseri Nedir?

İstanbul Tükürük Bezi Kanseri Ameliyatı
İstanbul Tükürük Bezi Kanseri Ameliyatı

Tükürük bezi kanseri, ağız çevresinde yer alan tükürük bezlerinde başlayan nadir ancak ciddi bir kanser türüdür. Parotis, submandibular ve sublingual gibi büyük tükürük bezlerinde ya da küçük tükürük bezlerinde gelişebilir. Genellikle ağrısız bir kitleyle başlar ve zamanla yüz felci, çiğneme güçlüğü gibi belirtiler gösterebilir. Erken teşhis, tedavi başarısını artırır. Tedavi cerrahi, radyoterapi ve kemoterapiyi içerebilir.

Tükürük ve Tükürük Bezlerinin İşlevleri

Tükürük, ağız içinde üretilir ve vücut için çeşitli önemli işlevlere sahiptir. Bu sıvı, içerdiği su ve çeşitli minerallerle ağız sağlığını korur. Ayrıca, yiyeceklerin kayganlaşmasına yardımcı olur ve tat alma sürecine katkıda bulunur. Yutma işlemi sırasında büyük kolaylık sağlar, konuşma yeteneğini destekler. Diş ve ağız sağlığını koruyarak, sürekli bir temizlik sağlar.

Tükürük salgısı, vücuttaki tükürük bezleri tarafından üretilir:

  1. Parotis bezi: Her iki kulağın önünde bulunur.
  2. Submandibuler bez: Her iki çene altında yer alır.
  3. Sublingual bez: Her iki dil altında konumlanmıştır.

Bu bezler, ağız boşluğuna açılan kanallar vasıtasıyla tükürüğü iletirler. Tükürük bezleri, ağız, burun, sinüsler, yutak, gırtlak, nefes borusu ve bronş mukozasında da bulunabilir. Minör tükürük bezleri sayıları 400 ile 600 arasında değişir ve vücudun çeşitli bölgelerinde yerleşmiştir. Bu bezlerin sağlıklı işleyişi, ağız ve genel sağlık için büyük önem taşır.

Detaylı bilgi ve randevu için iletişime geçin!

Tükürük Bezlerinin Önemi

Tükürük bezleri, insan vücudunun önemli bir parçasıdır ve her gün yaklaşık 1000 ila 1500 cc tükürük üretirler. Bu bezler, ağız sağlığının korunmasında kritik bir role sahiptir. Öncelikle, ağız içindeki besin artıklarını temizleyerek diş çürüklerinin ve diğer ağız hastalıklarının önlenmesine yardımcı olurlar.

Ayrıca, tükürük asidi nötralize ederek diş minesini korur ve mide asitlerine karşı bir koruma kalkanı görevi görür. Bu süreç, sindirim sistemine de katkıda bulunur. Tükürük aşağıdaki işlevlere sahiptir:

  1. Ağız ve diş sağlığının korunması.
  2. Sindirim sürecine katkı.
  3. Ağız kokusunun önlenmesi.
  4. Besinlerin yutulmasını kolaylaştırma.

Bu bezlerin sağlıklı çalışması, genel vücut sağlığı için de büyük önem taşır. Tükürük bezi kanseri gibi rahatsızlıklar bu nedenle ciddiye alınmalıdır. Bu kanser türü, tükürük bezlerinin işlevselliğini bozarak birçok sağlık problemine yol açabilir. Bu yüzden tükürük bezlerinin sağlığı, genel ağız ve diş sağlığıyla doğrudan ilişkilidir.

7/24 WhatsApp
İçin
Tıklayın!

7/24 WhatsApp İçin Tıklayın!

    *En iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.

    Tükürük Bezi Kanseri Nedenleri Nelerdir?

    Tükürük bezi kanserinin nedenleri araştırmacılar tarafından tam olarak belirlenememiştir. Genellikle tükürük bezindeki hücrelerin DNA’sında meydana gelen değişiklikler sonucu oluşur. Bu değişiklikler hücrelere kontrolsüz şekilde çoğalmaları ve büyümeleri için yanlış talimatlar verir. Ayrıca tümör hücrelerinin ölmesi gereken zamanda yaşamaya devam etmelerine olanak tanır. Bu durum tükürük bezinde anormal hücre birikimine ve sonrasında tümör oluşumuna yol açar. Sağlık uzmanları bu kanser türü üzerine yapılan çalışmalar neticesinde bazı risk faktörlerini saptamışlardır:

    • Sigara içmek
    • Kanser tedavisi için maruz kalınan radyasyon

    Bunlar tükürük bezi kanseri gelişimi için bilinen başlıca risk faktörleridir. Ancak belirtilen bu risk faktörlerine sahip olmayan bireylerde de tükürük bezi kanseri görülebilmektedir. Bu nedenle kanserin kesin nedenlerinin saptanması için daha fazla bilimsel araştırma yapılması gerekmektedir. Zamanla DNA’daki bu zararlı değişiklikler kanser hücrelerine dönüşebilir ve sağlıklı vücut dokusuna zarar verebilir. Kanserli hücreler vücudun diğer bölgelerine yayılarak metastatik kanser oluşumuna neden olabilir. Bu süreçte kanser hücrelerinin bölgesel veya uzak metastaz yaparak diğer organlara sıçrayabileceği bilinmektedir.

    Tükürük Bezi Kanseri Belirtileri

    Parotis bezi tümörü fotoğrafı
    Parotis bezi tümörü fotoğrafı

    Tükürük bezi kanseri, vücudun en önemli sıvılarını üreten bezlerde başlar. Hastalığın erken evrelerinde belirtiler nadiren ortaya çıkar. İlerleyen dönemlerde ise bazı belirgin işaretler görülmeye başlar.

    İlk olarak, bezlerde meydana gelen kitle veya şişlik dikkat çeker. Bu şişlikler genellikle ağrısızdır ve yavaş yavaş büyür. Ancak, kanser ilerledikçe ve çevre dokulara yayılmaya başladığında ağrı belirginleşir.

    • Kitle veya şişliklerin oluşması
    • Yutma güçlüğü
    • Ağzı açmada zorlanma
    • Yüzde veya boyunda hissizlik veya güçsüzlük
    • Yüzde asimetri veya şekil bozukluğu
    • Konuşma bozuklukları

    Bu semptomlar tükürük bezi kanserinin ilerlemiş olabileceğine işaret eder. Ayrıca, kanser metastaz yaptığında başka organlarda da belirtiler görülebilir. Örneğin, akciğere sıçraması durumunda nefes darlığı yaşanabilir. Bu belirtilerden herhangi biri fark edildiğinde derhal tıbbi yardım alınmalıdır. Erken teşhis, tedavinin başarısını önemli ölçüde artırır.

    Teşhisi Nasıl Yapılır?

    Tükürük bezi kanseri teşhisi için dikkatlice uygulanan testler ve prosedürler vardır. İlk olarak doktorunuz sizinle sağlık geçmişiniz hakkında detaylı bir görüşme yapar. Ardından cilt incelemesi gerçekleştirilir. Kanser belirtilerinin gözlemlenmesi bu sürecin önemli bir parçasıdır. İnceleme sonrasında tespit edilen şüpheli bölgeler üzerinde biyopsi işlemi gerçekleştirilir. Bu işlem sırasında:

    • Dokudan alınan örnek laboratuvara gönderilir.
    • Parotis ve submandibular bezlerdeki kitleler için ultrason rehberliğinde ince iğne aspirasyonu tercih edilir.
    • Bu işlem genellikle baş ve boyun cerrahları veya girişimsel radyologlar tarafından ofis ortamında yapılır.

    Diğer bir teşhis yöntemi olan nazofaringolaringoskopi ile burundan girilerek orofarenksin ve çevresindeki yapıların incelenmesi sağlanır. Ayrıca kanserin yayılım durumunu anlamak için görüntüleme testleri de uygulanır. Bu testler:

    • İleri evre tümörlerin saptanması amacıyla BT taraması
    • MRG gibi yöntemlerle desteklenir

    Son olarak kan testleri ile vücuttaki değişiklikler izlenir. Tam kan sayımı yapılır ve bu testle:

    • Kırmızı kan hücreleri ve trombositlerin sayısı
    • Beyaz kan hücrelerinin sayısı ve türü analiz edilir

    Bu süreçler tükürük bezi kanserinin doğru ve etkili bir şekilde teşhis edilmesini sağlamak için titizlikle uygulanır.

    Tükürük Bezi Tümör Tipleri

    Tükürük bezi kanseri, büyük ve küçük tükürük bezlerini etkileyebilen, farklı türde tümörlere sahip bir durumdur. Tümörler, genel olarak iyi huylu ve kötü huylu olarak iki ana kategoriye ayrılır. İyi huylu tümörler yavaş büyüme eğilimi gösterir ve genellikle metastaz yapmaz. Bunlar arasında en yaygın olanları:

    1. Pleomorfik Adenom
    2. Whartin Tümörü
    3. Monomorfik Adenom

    Bunun yanı sıra, kötü huylu tümörler hızlı büyüme gösterir ve metastaz yapma riski taşır. Kötü huylu tümör çeşitleri şunlardır:

    1. Mucoepidermoid Karsinom
    2. Adenoid Kistik Karsinom
    3. Adenokarsinom

    Bu tümörler, bezlerde farklı şekillerde gelişebilir. İyi huylu tümörler genellikle cerrahi yöntemlerle tedavi edilirken, kötü huylu tümörler daha kapsamlı tedavi yöntemleri gerektirir. Hastalığın evresine ve tümörün türüne göre tedavi planı belirlenir. Erken teşhis, bu kanser türünde başarı şansını artıran en önemli faktördür.

    Tükürük Bezi Kanseri Evreleri

    Evre 0 (Yerinde Karsinom):

    • Kanser hücreleri, bir tükürük bezi kanalının iç yüzeyinde kalmıştır ve çevre dokulara sıçramamıştır. Yerinde karsinom olarak da bilinir.

    Evre I:

    • Evre IA: Tümörün çapı 2 santimetreye kadar olan ve çevre lenf düğümlerine ya da uzak organlara yayılmamış durumdadır.
    • Evre IB: Tümör 2 santimetre ile 4 santimetre arasında değişen bir çapta ve yine çevre lenf düğümlerine ya da uzak organlara yayılmamıştır.

    Evre II:

    • Evre IIA: Tümör 4 santimetreden büyük, fakat çevre lenf düğümlerine veya uzak organlara yayılmamıştır.
    • Evre IIB: Tümör herhangi bir boyutta olabilir ve tümörün bulunduğu tarafın lenf düğümlerine yayılmıştır. Ancak, lenf düğümü metastazı 3 santimetreden küçük olmalıdır ve uzak organlara yayılmamış olmalıdır.

    Evre III:

    • Evre IIIA: Tümör herhangi bir boyutta olup, tümörün bulunduğu yüzün aynı tarafındaki bir veya birden fazla lenf düğümüne yayılmıştır. Lenf düğümü metastazı 3 santimetreden büyük olabilir.
    • Evre IIIB: Tümör herhangi bir boyutta olup, ya tükürük bezinin çevresindeki yumuşak dokulara veya sinirlere yayılmıştır, ya da tümörün bulunduğu yüzün aynı veya karşı tarafındaki birden fazla lenf düğümüne yayılmıştır. Yine de uzak organlara yayılmamıştır.
    • Evre IV: Tükürük bezi kanseri, vücudun uzak kısımlarına, örneğin akciğerler, kemikler veya karaciğer gibi alanlara yayılmıştır. Bu, kanserin en ileri evresidir.

    Tükürük Bezi Kanserinin Tanısında Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Tükürük bezi kanseri, belirli semptomlarla kendini gösterir. Bu kanser türünde, iyi huylu ve kötü huylu tümörler arasındaki farklar önemlidir. İyi huylu tümörler yavaş büyüme eğilimindedir ve genellikle ağrısızdır.

    Kapsülle çevrili olmaları, bu tümörlerin çevre dokulara sıçramasını engeller. Kötü huylu tümörler ise daha agresif bir büyüme gösterir ve genellikle ağrıya yol açar. Bu tümörlerin yayılma potansiyeli yüksektir ve çevre dokuları etkileyebilir.

    Tükürük bezi kanserinin belirtileri şunlardır:

    1. Kitle veya şişlik: Tükürük bezlerinde hissedilen anormal büyümeler.
    2. Ağrı: Kötü huylu tümörlerin büyümesiyle ilişkili ağrılar.
    3. Fonksiyon kaybı: Sinirlere baskı yaparak konuşma ve yutkunma güçlüklerine sebep olabilir.
    4. Hızlı büyüme: Kötü huylu tümörler hızla büyüyerek çevre dokulara zarar verebilir.

    Hastalar, bu semptomları fark ettiklerinde, erken teşhis ve müdahale için bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Erken teşhis, kanserin yayılma riskini azaltır ve tedavi başarısını artırır. Özellikle risk grubunda olan kişiler, düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemelidir.

    Risk Faktörleri ve Önleyici Önlemler

    Tükürük bezi kanseri, çeşitli faktörlerin etkisiyle gelişebilir ve bu faktörlerin bilinmesi, hastalığın önlenmesinde büyük önem taşır. Öncelikle, uzun süre tükürük bezinde kalan iyi huylu tümörler, zamanla malign hale gelebilir. Bu yüzden, iyi huylu tümörlerin erken evrede çıkarılması, kanser riskini azaltabilir.

    Ayrıca, radyasyon maruziyeti, tükürük bezi kanseri riskini artıran önemli bir etkendir. Bu sebeple, radyasyonla çalışan kişilerin düzenli sağlık kontrolleri yapmaları önerilir. Sigara kullanımının da tükürük bezi kanseri riskini artırdığı bilinmektedir. Sigaranın zararlı etkileri, çeşitli kanser türlerini tetikleyebilir. Bu durumda;

    1. İyi huylu tümörlerin erken evrede çıkarılması
    2. Radyasyon maruziyetinin azaltılması
    3. Sigara kullanımından kaçınılması

    gibi önlemler alınarak tükürük bezi kanseri riski minimize edilebilir.

    Tükürük Bezi Kanseri Tedavi Yöntemleri

    Tükürük bezi kanseri tedavisinde, hastalığın evresi temel belirleyici faktördür. Evre belirleme sürecinde tümörün büyüklüğü, çevre dokulara yayılıp yayılmadığı ve lenf düğümlerine ulaşıp ulaşmadığı gibi faktörler dikkate alınır.

    Ayrıca, tümörün histolojik yapısı da tedavi planının oluşturulmasında önem taşır. Bu aşamada, doktorlar tarafından en uygun tedavi yöntemi belirlenir. Tedavi sürecinde genellikle birden fazla yöntemin bir arada kullanılması tercih edilir.

    1. Cerrahi: Tümörün tamamen çıkarılmasını içerir.
    2. Radyoterapi: Kanserli hücreleri yok etmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılır.
    3. Kemoterapi: Kanserli hücreleri öldürmek veya büyümelerini yavaşlatmak için ilaç tedavisi uygulanır.

    Tükürük Bezi Kanseri Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve Riskleri Nelerdir?

    Her bir tedavi yöntemi, hastanın genel sağlık durumu ve kanserin özelliklerine göre kişiselleştirilir. Cerrahi genellikle tümörün yerel olarak sınırlı olduğu durumlarda uygulanırken, radyoterapi ve kemoterapi yayılım gösteren veya daha ileri evre kanserlerde tercih edilir. Tedavi sürecinde hastaların yakın takibi ve destekleyici bakım da tedavi başarısını artıran unsurlardır.

    Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

    Ameliyatın karmaşıklığı iyileşme süresini doğrudan etkiler. Hastalar genellikle birkaç hafta içinde iyileşme belirtileri gösterir. Çoğu kişi ameliyattan bir ay sonra günlük aktivitelerine dönebilir. Ancak yüzdeki uyuşukluk ve güçsüzlük gibi semptomların tamamen geçmesi birkaç aydan bir yıla kadar sürebilir. Bu süreçte hasta operasyonun etkilerini azaltmak için belirli yönergeleri takip eder. Ayrıca sağlık uzmanı ile düzenli iletişim halinde olmak iyileşmeyi hızlandırabilir.

    • Yüzde uyuşukluk veya güçsüzlük artarsa
    • Yara bölgesinden irin, sıvı ya da kan gelirse
    • Yara sıcak, şiş ve ağrılı hissedilirse
    • Yara kötü kokulu bir koku yayarsa

    Bu belirtiler gözlemlendiğinde derhal tıbbi yardım alınmalıdır. Sağlık uzmanı durumunuzu değerlendirip gerekli müdahaleleri yapacaktır. Bu süreçte parotis bezinin çıkarılması vücudun tükürük üretimini etkilemez. Diğer tükürük bezleri tükürük üretimini sürdürebilmek için yeterlidir. Submandibular ve sublingual bezler de tükürük salgılamaya devam eder. Ağız ve boğazda bulunan küçük tükürük bezleri de bu sürece katkıda bulunur. Herhangi bir enfeksiyon belirtisi ya da iyileşme sürecinde beklenmedik semptomlar fark edildiğinde takip ziyaretini beklemeksizin sağlık uzmanına başvurulmalıdır.

    Ameliyat Olanların Yapması Gereken Beslenme ve Hayat Tarzı Değişiklikleri

    Tükürük bezi kanseri ameliyatı sonrası beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri şunları içermelidir:

    • Bol miktarda su içilmelidir. İlk birkaç gün soda ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır.
    • Baharatlı veya ekşi yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır. Özellikle turunçgiller tükürük salgısını artırarak ameliyat bölgesinde sorunlara yol açabilir.
    • İlk iki ila üç gün besleyici ve iyi yiyecekler tüketilmelidir ki bu süreçte güç kazanılmasına yardımcı olur. Beslenme şu şekilde düzenlenmelidir:
      • Yumuşak yiyecekler tercih edilmelidir.
      • Patates püresi, ılık çorbalar ve pişmiş sebzeler iyileşme sürecinde idealdir.
      • Konserve meyve, yulaf ezmesi ve irmik gibi yiyeceklerle beslenilmelidir.
      • Bebek maması, yoğurt, muz ve elma püresi gibi hafif yiyeceklerle başlanabilir.
      • Puding ve meyve smoothieleri de tercih edilebilir.
    • Sigara içilmemelidir.
    • Alkol tüketilmemelidir.
    • Diyet yiyecekler veya diyet içeceklerden kaçınılmalıdır çünkü iyileşme için gerekli kalori alımı önemlidir.
    • Aspirin veya aspirin içeren ürünler kullanılmamalıdır.
    • Tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
    • Yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
    • Sıcak yiyecekler yerine ılık yiyecekler tercih edilmelidir.
    • Ağır veya büyük öğünler yerine küçük ve hafif öğünlerle beslenmeye başlanmalı ve zamanla artırılmalıdır.

    Sıkça sorulan sorular

    Tükürük bezi kanserinde kulak önü, çene altı veya ağız içinde ağrısız şişlik en sık görülen belirtidir. İlerleyen dönemlerde yüz kaslarında güçsüzlük, ağrı, yutma güçlüğü ve uyuşma gibi şikâyetler gelişebilir.

    Kesin nedeni her zaman bilinmemekle birlikte ileri yaş, radyasyon maruziyeti, bazı mesleki kimyasallar ve genetik yatkınlık risk faktörleri arasında yer alabilir. Çoğu hastada belirgin bir neden saptanamayabilir.

    Evreleme; tümörün boyutu, çevre dokulara yayılımı, lenf bezi tutulumu ve uzak organ metastazına göre yapılır. Hastalığın evresi uygulanacak cerrahi, radyoterapi ve diğer tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde önemli rol oynar.

    Tanıda fizik muayene, ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme veya bilgisayarlı tomografi kullanılabilir. İnce iğne aspirasyon biyopsisi veya doku biyopsisi ile kesin tanı patolojik inceleme sonucunda konulur.

    Tedavinin temelini cerrahi oluşturur. Hastalığın evresine göre boyun diseksiyonu, radyoterapi, kemoterapi veya uygun hastalarda hedefe yönelik tedaviler uygulanabilir. Tedavi planı multidisipliner ekip tarafından hazırlanır.

    Özellikle kulak önündeki parotis bezinden kaynaklanan tümörler yüz sinirini etkileyebilir. Yüzde güçsüzlük, mimik kaybı, ağız köşesinde düşme veya göz kapağını kapatmada zorlanma görülebilir ve acil değerlendirme gerektirir.

    Evet. Bazı tükürük bezi kanserleri boyun lenf bezlerine metastaz yapabilir. İleri evrelerde akciğer, kemik ve karaciğer gibi uzak organlara yayılım görülebilir. Risk tümörün tipi ve evresine göre değişebilir.

    Başarılı tedavi sonrasında bazı hastalarda nüks gelişebilir. Düzenli doktor kontrolleri ve gerekli görüntüleme yöntemleri sayesinde olası tekrarlar erken dönemde tespit edilerek uygun tedavi planlanabilir.

    Sigara kullanmamak, zararlı kimyasallara karşı korunmak, baş-boyun bölgesindeki şişlikleri ihmal etmemek ve düzenli sağlık kontrollerini yaptırmak erken tanıya katkı sağlayabilir. Kesin korunma yöntemi ise bulunmamaktadır.

    Erken evrede teşhis edilen tükürük bezi kanserlerinde cerrahi tedavi daha başarılı olabilir ve yüz sinirinin korunma olasılığı artabilir. Erken tanı, uzun dönem hastalık kontrolü ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilir.

    Blog Yazıları

    Gırtlak Kanserinden Kurtulmak Mümkün mü? Tedavi ve Yaşam Süreci

    Prof. Dr. Murat Topdağ - Gırtlak Kanseri Ameliyatı - Gırtlak Kanserinden Kurtulmak Mümkün mü? Tedavi [...]

    Tükürük Bezi Tümörü Hayati Tehlike Oluşturur mu?

    Prof. Dr. Murat Topdağ - Tükürük Bezi Kanseri - Tükürük Bezi Tümörü Hayati Tehlike Oluşturur [...]

    Hipofarenks Kanserinde Yaşam Süresi ve Sağkalım Oranları

    Prof. Dr. Murat Topdağ - Baş ve Boyun Kanserleri - Hipofarenks Kanserinde Yaşam Süresi ve [...]

    Dil Kanserinde Ölüm Oranı ve Kurtulma Şansı Nedir?

    Prof. Dr. Murat Topdağ - Dil Kanseri - Dil Kanserinde Ölüm Oranı ve Kurtulma Şansı [...]

    Ağız Kanseri Son Evre Belirtileri Nelerdir?

    Prof. Dr. Murat Topdağ - Ağız Bölgesi Kanserleri - Ağız Kanseri Son Evre Belirtileri Nelerdir?Ağız [...]

    Dil Kanseri Ameliyatı Sonrası Yaşam Süresi ve Sağkalım

    Prof. Dr. Murat Topdağ - Dil Kanseri - Dil Kanseri Ameliyatı Sonrası Yaşam Süresi ve [...]

    Gırtlak Kanseri Ameliyatı Sonrası Yaşam Süresi ve Sağkalım

    Prof. Dr. Murat Topdağ - Gırtlak Kanseri Ameliyatı - Gırtlak Kanseri Ameliyatı Sonrası Yaşam Süresi [...]

    Larenks (Gırtlak) Kanseri İlk Belirtileri Nelerdir?

    Prof. Dr. Murat Topdağ - Gırtlak Kanseri Ameliyatı - Larenks (Gırtlak) Kanseri İlk Belirtileri Nelerdir?Larenks [...]