Nazofarenks kanseri tedavisi, tümörün evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanır. Radyoterapi, tedavinin ana yöntemidir.
Erken evrede tek başına radyoterapi yeterli olabilirken, ileri evrede kemoterapi ile kombine edilir.
Cerrahi, nazofarenks anatomisi nedeniyle sınırlı vakalarda uygulanır. Tedavi sürecinde beslenme ve bağışıklık desteği önemlidir.
Tedavi sonrası düzenli takip, nüks ve metastaz riskini azaltır. Erken müdahale, yaşam süresini uzatır.
| Tanım | Nazofarenks kanseri, burun boşluğunun arkasında ve boğazın üst kısmında yer alan nazofarenkste gelişen bir kanser türüdür. Genellikle epitel hücrelerinden kaynaklanan bu kanser nadirdir, ancak bazı bölgelerde daha yaygın olarak görülür. |
| Belirtiler | Burun tıkanıklığı, burun kanaması, kulakta dolgunluk hissi veya işitme kaybı, boyunda şişlik (lenf düğümü büyümesi), yüz ağrısı veya uyuşukluk, boğaz ağrısı, baş ağrısı. |
| Nedenleri | Epstein-Barr virüsü (EBV) enfeksiyonu, genetik yatkınlık, işlenmiş gıda tüketimi (tuzlu ve tütsülenmiş yiyecekler), sigara ve alkol kullanımı. |
| Risk Faktörleri | EBV enfeksiyonu, Asya kökenli olmak (özellikle Güney Çin’de yaygın), ailesel yatkınlık, sigara kullanımı, işlenmiş gıda tüketimi. |
| Tanı Yöntemleri | Endoskopi ile nazofarenksin incelenmesi, biyopsi, kan testleri (EBV antikor testi), görüntüleme yöntemleri (BT, MR, PET taramaları), ultrason. |
| Evreleme | Erken evre (T1) ile ilerlemiş evre (T4) arasında; tümör boyutuna ve çevre dokulara yayılımına göre evreleme yapılır. Ayrıca lenf nodu ve metastaz durumuna göre TNM evreleme sistemi uygulanır. |
| Tedavi Seçenekleri | Radyoterapi (genellikle birinci tercih), kemoterapi, kemoradyoterapi (kombine tedavi), cerrahi (nadiren kullanılır). İleri evrelerde hedefe yönelik tedaviler. |
| Komplikasyonlar | İşitme kaybı, radyoterapiye bağlı ağız kuruluğu ve ağız yaraları, yutma güçlüğü, boyunda his kaybı, kanserin çevre dokulara veya lenf düğümlerine yayılması, radyoterapiye bağlı cilt reaksiyonları. |
| Önleme Yolları | EBV enfeksiyonlarından korunma, işlenmiş gıda tüketimini azaltma, sigara ve alkol kullanmama, sağlıklı beslenme, genetik risk faktörleri mevcutsa düzenli kontroller. |
| Takip ve Yaşam Tarzı | Tedavi sonrası düzenli doktor kontrolleri, ağız ve boğaz sağlığına özen gösterme, tedaviye bağlı ağız kuruluğu ve yutma güçlüğü için destekleyici tedaviler, beslenme desteği. |
Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. Murat Topdağ
1978 yılından Malatya da doğan Murat Topdağ ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra lise eğitimini İstanbul da yapmış ve üniversite eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce bölümünde bitirmştir. Prof.Dr. Murat Topdağ evli ve 2 çocuk babasıdır.
Nazofarenks Kanseri (Üst Yutak Kanseri) Nedir?
- nazofarenks karsinomu PET Taraması görüntüsü
Nazofarenks kanseri, burnun arka kısmı ile boğazın üst bölümünü birleştiren nazofarenks bölgesinde gelişen malign bir tümördür. Genellikle Epstein-Barr virüsü (EBV) ile ilişkilidir ve Asya kökenli bireylerde daha sık görülür. Belirtileri arasında burun tıkanıklığı, kulakta dolgunluk, işitme kaybı, burun kanaması ve boyunda ağrısız şişlik yer alır. Tanı endoskopi, biyopsi ve görüntüleme yöntemleriyle konur. Tedavi radyoterapi ve kemoterapiden oluşur; cerrahi nadiren uygulanır.
Nazofarenks (Üst Yutak ) Kanserinin Nedenleri Nelerdir?
- Nazofarenks Kanseri nedenlerinden biri olan kirli ve kimyasal hava soluma
Nazofarenks kanserinin oluşumunda çeşitli faktörler etkilidir. Bu hastalığın gelişiminde çevresel faktörler önemli bir yer tutar. Hava kirliliği ve kimyasal maddelere maruziyet, riski artırır. Ayrıca, genetik predispozisyon da bu kanser türünde önemli bir rol oynar. Ailede nazofarenks kanseri öyküsü bulunması, bireyin riskini yükseltir.
Çevresel faktörler
- Hava kirliliği
- Kimyasal buharlara maruz kalmak
Genetik yatkınlık
Virüsler, özellikle Epstein Barr virüsü (EBV), nazofarenks kanseriyle güçlü bir ilişkiye sahiptir. EBV ile enfekte olan kişilerin, bu kanser türü açısından detaylı bir şekilde muayene edilmesi gerekir. Sigara kullanımı da hastalığın görülme sıklığını artıran bir diğer faktördür.
Beslenme alışkanlıkları ve tüketilen gıda türleri de nazofarenks kanserinin gelişiminde etkilidir. Özellikle tütsülenmiş gıdaların fazla tüketilmesi ve odun ateşinde pişirilen yemekler, kanser riskini yükseltir.
Nazofarenks kanseri, daha çok erkekleri etkileyen ve genellikle 40-50 yaşları arasında görülen bir hastalıktır. Erken teşhis ve tedavi için risk faktörlerinin iyi anlaşılması hayati önem taşır. Bu nedenle, risk altındaki bireylerin düzenli sağlık kontrollerinden geçmeleri ve yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları önerilir.
Nazofarenks Kanserinin Belirtileri Nelerdir?
Nazofarenks kanseri, erişkin bireylerde çeşitli belirtilerle kendini gösterir. İlk olarak, hastalar genellikle boyun bölgesinde fark edilen kitlelerle doktora başvurur. Bu kitleler, lenf bezlerinde meydana gelen anormal büyümelerdir.
Erişkinlerde görülen diğer yaygın belirtiler arasında tek taraflı orta kulak iltihapları bulunur. Bu iltihaplanmalar, östaki borusunun tıkanıklığına bağlı olarak gelişir ve kulak havalanmasının bozulmasına neden olur. Dolayısıyla nazofarenkste bir kitle varlığı bu tür enfeksiyonların arkasındaki neden olabilir.
Nazofarenks kanserinin belirtileri şunları içerir:
- Boyunda lenf bezi büyümesi olarak görülen kitleler
- Burun tıkanıklığı
- Burun kanaması
- Tek taraflı ve geçmeyen orta kulak enfeksiyonları
- Kulakta uğultu hissi ve tıkanıklık
- Görme sıkıntıları ve ağrı gibi kranial sinir tutulumlarına bağlı şikayetler
Hastalar, bu belirtilerle karşılaştıklarında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Erken teşhis, nazofarenks kanseri tedavisinde önemli bir faktördür. Bu nedenle, tek taraflı kulak enfeksiyonları gibi belirtiler göz ardı edilmemeli ve derhal nazofarenks muayenesi yapılmalıdır. Tedavi süreci, teşhisin hızlı ve doğru bir şekilde yapılmasına bağlı olarak daha etkili olacaktır.
Nazofarenks Kanseri Evreleri
2018 yılında Amerikan Kanser Ortak Komitesi evreleme sistemini güncellemiştir. Bu güncelleme görüntüleme tekniklerindeki ilerlemeler ve tedavi sonuçlarındaki iyileşmeler ile tetiklenmiştir. TNM sınıflandırması, tümörün büyüklüğü ve yayılım alanına göre yapılan bir derecelendirmedir. Ayrıntılı bir biçimde primer tümör, nodal metastaz ve uzak metastaz olmak üzere üç ana kategoriye ayrılır.
Primer Tümör (T):
- T0: Tümör saptanmamış ancak EBV-pozitif servikal düğüm bulunmuştur.
- Tis: Yerinde karsinom, invazif tümör yoktur.
- T1: Tümör, nazofarenks, orofarenks ve nazal kaviteyi etkiler.
- T2: Tümör, parafarengeal alanlara ve bitişik yumuşak dokulara yayılmıştır.
- T3: Tümör, kafatası tabanı, pterigoid kemikler ve paranazal sinüsleri kapsar.
- T4: Tümör, kraniyal sinir defisitleri, hipofarenks ve diğer alanlara yayılmıştır.
Nodal Metastaz (N):
- N0: Hiçbir nodal tutulum yoktur.
- N1: Tek taraflı servikal veya retrofarengeal düğüm tutulumu gösterilmiştir.
- N2: İki taraflı servikal düğüm tutulumu belirlenmiştir.
- N3: Büyük boyutta veya belirli bir seviyenin altında düğüm tutulumu saptanmıştır.
Uzak Metastaz (M):
- M0: Uzak metastaz bulunmamaktadır.
- M1: Uzak metastaz mevcuttur.
Evreleme tümörün boyutu ve yayılım derecesine göre farklı evrelerde gruplandırılır. Örneğin Evre 0 ve Evre I sınırlı tümör büyüklüğü ve nodal tutulumun olmamasını ifade ederken, Evre II ve Evre III daha fazla yayılım gösteren durumları kapsar. Evre IVA ve IVB ise en ileri seviye tümör yayılımını temsil eder ve genellikle daha agresif tedavi yaklaşımları gerektirir.
Nazofarenks Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?
Nazofarenks kanseri, başlangıçta fiziksel muayene ile belirlenen bir sağlık sorunudur. Bu süreçte, uzmanlar öncelikle hastanın şikayetlerini dinler ve fiziksel bir kontrol gerçekleştirir. Ardından, nazofarenks bölgesinin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğinde, modern tıbbi görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Bu yöntemler arasında;
- Tomografi
- Manyetik Rezonans (MR)
- Pozitron Emisyon Tomografisi (PET CT) yer alır.
Bu görüntüleme teknikleri, nazofarenks bölgesindeki herhangi bir kitle veya anormalliğin net bir şekilde görüntülenmesini sağlar. Eğer bu görüntülerde şüpheli bir durum tespit edilirse, kulak burun boğaz (KBB) uzmanı derhal biyopsi yapılmasını önerir. Biyopsi işlemi, nazofarenks bölgesinden küçük bir doku örneğinin alınması ve laboratuvarda incelenmesi işlemidir. Bu inceleme sonucunda;
- Kitle veya kabarıklığın tipi
- İyi veya kötü huylu oluşu
kesin olarak belirlenir. Nazofarenks kanseri teşhisi konan hastalar için tedavi planı, hastalığın evresine ve kitle tipine göre şekillendirilir.
Genellikle, tedavi seçenekleri arasında radyoterapi ve kemoterapi birlikte kullanılır. İyi huylu tümörlerin tedavisi ise cerrahi müdahale veya düzenli takip ile gerçekleştirilebilir. Bu süreçte, erken teşhisin önemi büyüktür, çünkü tedavi başarısı doğrudan teşhisin erken safhalarında yapılmasına bağlıdır.
Nazofarenks Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Nazofarenks kanseri, özellikle erken evrede tespit edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu kanser türünde, başlıca tedavi yöntemleri radyoterapi ve kemoterapidir. Dolayısıyla, hastalığın tipi biyopsi ile belirlendikten sonra uygun tedavi planı hazırlanır.
Tip 3 İndiferansiye karsinom gibi bazı kanser türleri, radyoterapiye hızla yanıt vermektedir. Böylece, erken tanı ve düzenli takiple birleşen tedavi, umut verici sonuçlar sunmaktadır.
Tedavi seçenekleri arasında yer alan radyoterapi ve kemoterapi, lenfoma ve lösemi gibi diğer hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.
Nazofarenks kanseri ilerlediğinde veya tedavi edilmediğinde metastaz yapma riski taşır. Bu durum, özellikle kafa tabanı ve sinirler üzerinde ciddi etkilere yol açabilir. Hastalık kafanın arka tabanına veya önemli sinirlere metastaz yaptığında, hastalar çift görme veya düşme gibi komplikasyonlar yaşayabilirler.
Hastanın demografik özellikleri de tedavi sonuçları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Örneğin, erkekler ve ileri yaş grubundaki bireyler bu kanser türünden daha fazla etkilenmektedir. Ayrıca, boyun bölgesinde lenf nodu tutulumları ve kafa bölgesindeki sinir tutulumları tedaviye yanıtı zorlaştırabilir.
Epstein Bar virüsü ile ilişkilendirilmeyen kanser türleri, tedavinin başarısını olumsuz etkileyebilen diğer faktörler arasındadır. Bu nedenle, tedavi süreci kişiye özel olarak planlanmalı ve hastalığın evresine göre ayarlanmalıdır.
*En iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.
Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci
Ameliyat sonrası dönem yoğun bakım ünitesinde başlar. Hasta genellikle bir veya iki gün içinde normal koğuşa döner. Yoğun bakımda hastaya bire bir hemşirelik bakımı sağlanır. Yüksek bağımlılık ünitesindeyken de sıkı hemşirelik desteği alır. Bu süreçte cerrah ve anestezist hastanın ilerlemesini yakından izler.
Yoğun bakım üniteleri genellikle gürültülü ve yoğundur. Bu ortamlar bazı hastalar için yabancı ve kafa karıştırıcı olabilir. Hasta anestezi ve ağrı kesiciler nedeniyle çoğunlukla uykulu hisseder.
Ameliyattan uyandıktan sonra hasta vücut fonksiyonlarını desteklemek için çeşitli tüplere bağlı olabilir. Bu tüpler şunları içerir:
- Damlalar: Bu intravenöz infüzyonlar hasta yemek yiyip içene kadar sıvı ve gerekirse kan sağlar.
- Kateter: İdrar toplamak ve ölçmek için mesaneye yerleştirilir.
- Mide tüpü: İyileşme süresince sıvı gıda alımını sağlar.
- Yara drenajları: Ameliyat bölgesinde birikmeleri önlemek ve enfeksiyon riskini azaltmak için kullanılır.
Ayrıca hastanın parmağına nabız oksimetresi klipsi takılır. Bu klips kan oksijen seviyesi ve nabız ölçümü için kullanılır. İlk saatlerde hemşire hastanın sıcaklığını ve kan basıncını düzenli olarak kontrol eder.
Hastanın solunumunu desteklemek için bir süre oksijen maskesi kullanılır. Ağrı kontrolü için ilk hafta boyunca ağrı kesiciler verilir. Hastanın ağrı hissetmesi durumunda hemen hemşireye veya doktora bildirilir.
Ameliyat sonrası yara bakımı önemlidir. Cerrah genellikle yarayı pansumanla kapatır. Dikişler veya klipsler varsa bunlar yaklaşık on gün sonra çıkarılır. Evde yara bakımı için bölge hemşiresi ziyaretleri düzenlenebilir.
Hastanın ayağa kalkması ve hareket etmesi teşvik edilir. Fizyoterapistler boyun ve omuz egzersizleri verir. Bu egzersizler ameliyat sonrası aylar boyunca devam eder.
İyileşme sürecinde hastanın beslenme ihtiyaçlarına özel dikkat gösterilir. Küçük öğünler ve yüksek kalorili içecekler önerilir. Bu içecekler hastanın ihtiyaç duyduğu vitamin, protein ve karbonhidratları sağlar. Protein ve karbonhidrat takviyeleri de diyetisyen tarafından önerilebilir.
Ameliyat Olanların Yapması Gereken Beslenme ve Hayat Tarzı Değişiklikleri
Nazofarenks kanseri ameliyatından sonra hastaların yaşam kalitesini artırmak için beslenme ve hayat tarzında bazı değişiklikler yapılması gereklidir. Tedavi sürecinde ve sonrasında karşılaşılan zorluklar doğru beslenme stratejileri ile hafifletilebilir. İşte bu süreçte dikkate alınması gereken önemli noktalar:
İyileşme döneminde yutma güçlüğü yaşayan hastalar için önerilen diyet genellikle yumuşak gıdalar ve sıvı içeriklidir. Bu diyet boğaz ağrısını azaltırken yeterli besin alımını da sağlar.
Doktor ve diyetisyenler beslenme tüpü kullanımının gerekli olup olmadığını değerlendirir. Eğer bir PEG veya RIG tüpü takılması uygun görülürse bu tüp aracılığıyla hastaya sıvı beslenme sağlanır. Sıvı beslenme; protein, vitamin ve mineral içerikli özel formüllerle desteklenir.
Radyoterapi sonucu gelişebilen tat alma problemleri yemek yeme motivasyonunu azaltabilir. Bu durumda farklı tatlar sunan beslenme takviyeleri kullanmak yararlı olabilir. Hastaların ihtiyaçlarına göre tatlı veya tuzlu seçenekler sunulabilir. Aşağıdaki beslenme takviyeleri önerilir:
- Protein tozları
- Karbonhidrat takviyeleri
Ameliyat ve tedavi sürecinde ağız kuruluğu yaygın bir sorundur. Bu durum yemek yemeyi ve konuşmayı zorlaştırabilir. Hastaların ağzını nemli tutmak için yapay tükürük ürünleri veya tükürük bezlerini uyaran ilaçlar önerilir. Ayrıca su şişesi taşımak ve sık sık küçük yudumlar almak faydalıdır.
Ağız ve diş sağlığının korunması enfeksiyon riskini azaltır. Bu nedenle düzenli diş hekimi ziyaretleri ve önerilen ağız bakım rutinleri hayati önem taşır.
Bu öneriler nazofarenks kanseri ameliyatı geçiren hastaların beslenme ve yaşam tarzı konusunda bilinçlenmesine ve karşılaştıkları zorluklarla daha etkili bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olur. Sağlık ekibiyle düzenli iletişim bu süreçteki en önemli desteklerden biridir.
Nazofarenks Kanserinin Önlenmesi İçin Alınabilecek Önlemler
Nazofarenks kanseri, burnun arkasındaki geniz bölgesinde başlar. Bu kanser türünün tam olarak önlenmesi için bir yöntem bulunmamakla birlikte, risk faktörlerinden uzak durarak risk azaltılabilir. İnsanların sağlıksız beslenme alışkanlıklarından kaçınmaları, bu alanda atılacak ilk adımdır. Ayrıca, zararlı maddelerin kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu bağlamda, dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:
- Enfiye ve kokain gibi zararlı maddelerden uzak durulmalıdır.
- Tütsülenmiş yiyeceklerin tüketimi minimuma indirilmelidir.
- Nitrozamin gibi kimyasallara maruz kalmaktan kaçınılmalıdır.
- Kronik burun enfeksiyonlarına karşı tedbir alınmalıdır.
Epstein-Barr virüsü enfeksiyonunun önlenmesi, gen mutasyonları riskini azaltabilir. Bu faktörler, nazofarenks kanseri gelişiminde önemli rol oynar. Bunun yanı sıra, sağlık kontrolleri düzenli olarak yapılmalı ve herhangi bir şüphe durumunda derhal doktorla iletişime geçilmelidir.
Risk faktörlerine sahip bireylerde kanser gelişmese de, risk faktörü taşımayanlarda kanser gelişebilir. Bu nedenle, önerilen sağlık kontrolleri ve yaşam tarzı değişiklikleri hayati önem taşır. Bu önlemler, nazofarenks kanseri riskini azaltma konusunda yardımcı olabilir.
Sıkça sorulan sorular
Nazofarenks kanseri hangi belirtilerle ortaya çıkar ve erken dönemde nasıl fark edilebilir?
Nazofarenks kanseri; burun tıkanıklığı, tek taraflı kulakta dolgunluk, işitme kaybı, boyunda şişlik, burun kanaması ve yutma güçlüğü gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Erken tanı için bu şikâyetlerin uzun sürmesi durumunda uzman değerlendirmesi önemlidir.
Nazofarenks kanseri neden olur ve hastalık için en önemli risk faktörleri nelerdir?
Nazofarenks kanseri gelişiminde Epstein-Barr virüsü, genetik yatkınlık, sigara kullanımı, tuzlanmış gıdaların yoğun tüketimi ve bazı çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Risk faktörleri kişiden kişiye değişebilir.
Nazofarenks kanseri tanısı nasıl konulur ve hangi testler uygulanır?
Tanıda endoskopik muayene, biyopsi, manyetik rezonans görüntüleme, bilgisayarlı tomografi ve PET-BT gibi yöntemlerden yararlanılır. Patolojik inceleme tanıyı doğrularken görüntüleme testleri hastalığın yayılımını belirlemeye yardımcı olur.
Nazofarenks kanseri evreleri nasıl belirlenir ve tedavi planını nasıl etkiler?
Nazofarenks kanseri evresi; tümörün boyutu, çevre dokulara yayılımı, lenf bezi tutulumu ve uzak organ metastazına göre belirlenir. Evreleme, uygulanacak tedavi yöntemlerinin seçilmesinde temel rol oynar.
Nazofarenks kanseri tedavisinde hangi yöntemler uygulanır ve tedavi nasıl planlanır?
Tedavi; hastalığın evresine, tümörün yaygınlığına ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanır. Radyoterapi, kemoterapi ve seçilmiş hastalarda cerrahi tedavi tek başına veya birlikte uygulanabilir.
Nazofarenks kanserinde radyoterapi neden tedavinin temel yöntemlerinden biridir?
Nazofarenks bölgesi anatomik yapısı nedeniyle radyoterapiye duyarlı kabul edilir. Erken ve ileri evre birçok hastada radyoterapi, gerektiğinde kemoterapiyle birlikte uygulanarak hastalık kontrolünün artırılması hedeflenir.
Nazofarenks kanseri boyunda şişlik ve kulak şikâyetlerine neden olabilir mi?
Nazofarenks kanseri lenf bezlerine yayılabildiği için boyunda ağrısız şişlik oluşturabilir. Ayrıca östaki tüpünün etkilenmesine bağlı tek taraflı kulakta dolgunluk, sıvı birikimi ve işitme kaybı gelişebilir.
Nazofarenks kanseri tedavisinden sonra düzenli takip neden büyük önem taşır?
Tedavi sonrası kontroller, hastalığın tedaviye verdiği yanıtı değerlendirmek ve olası nüksleri erken dönemde saptamak için yapılır. Gerekli durumlarda endoskopik muayene, görüntüleme yöntemleri ve laboratuvar testlerinden yararlanılır.
Nazofarenks kanseri riskini azaltmak için hangi yaşam tarzı değişiklikleri önerilir?
Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, dengeli beslenmek, işlenmiş ve aşırı tuzlu gıdaları sınırlamak, düzenli sağlık kontrollerini yaptırmak ve uzun süren kulak veya burun şikâyetlerini ihmal etmemek riskin azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Nazofarenks kanserinde erken tanı tedavi başarısını ve yaşam kalitesini nasıl etkiler?
Erken evrede tanı konulan nazofarenks kanserinde tedavi seçenekleri daha geniş olabilir ve başarılı sonuç elde etme olasılığı artabilir. Düzenli takip ve zamanında tedavi, hastalık kontrolü ile yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilir.
https://www.nhs.uk/conditions/nasopharyngeal-cancer/
https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/21661-nasopharyngeal-cancer

Prof. Dr. Murat Topdağ, 1978 yılında Malatya’da doğmuş, tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Bölümü’nde tamamlamıştır. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra, akademik ve klinik kariyerine aynı kurumda devam etmiştir. 2017–2025 yılları arasında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Topdağ, 2025 yılı itibarıyla Memorial Göztepe Hastanesi bünyesinde hastalarına hizmet vermektedir.
Kulak burun boğaz hastalıkları, baş-boyun kanser cerrahisi ve estetik burun ameliyatları (rinoplasti) alanlarında uzmanlaşmış olan Prof. Dr. Topdağ, ulusal ve uluslararası düzeyde tanınan bir cerrahtır. The Journal of Laryngology & Otology, Otology & Neurotology ve European Archives of Oto-Rhino-Laryngology gibi saygın dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel makalesi bulunmaktadır.
Prof. Dr. Topdağ, fonksiyon koruyucu tekniklerle baş-boyun tümör cerrahisi uygulamakta; aynı zamanda rinoplasti, revizyon burun estetiği, piezo ultrasonik rinoplasti ve septorinoplasti gibi estetik ve fonksiyonel burun ameliyatlarında yüksek başarı oranlarına sahiptir. Bilimsel yaklaşımı, estetik vizyonu ve hasta güvenliğini esas alan cerrahi felsefesiyle Türkiye’de KBB alanının önde gelen isimlerinden biridir.





hocam bir akrabamıza nazofarenks kanseri teşhisi konuldu. Nazofarenks kanserini ameliyatla yenenler var mı ? ameliyat sonrası kalıcı hasar kalır mı? Teşekkürler
Öncelikle çok geçmiş olsun.
Nazofarenks kanserinde öncelikli tedavi çoğu zaman radyoterapi ve kemoterapidir. Cerrahi müdahale belli durumlarda yapılmaktadır. Uygun tedavi sonrası bu hastalığı yenmek tabikide mümkündür.