Mukosel, tükürük bezlerine ait kanalların travma veya tıkanıklık nedeniyle hasarlanması sonucu tükürüğün çevre dokulara sızmasıyla oluşan iyi huylu kistik lezyondur. En sık alt dudakta görülür ve genellikle ağrısız, yumuşak şişlik şeklinde fark edilir.
Mukosel neden oluşur? Dudak ısırma alışkanlığı, diş travmaları, protez kullanımı ve tükürük bezi kanallarının zedelenmesi başlıca nedenler arasındadır. Küçük tükürük bezlerinin yoğun olduğu bölgelerde daha sık ortaya çıkar ve tekrarlama eğilimi gösterebilir.
Mukosel belirtileri nelerdir? Ağız içinde mavimsi veya şeffaf renkte, yuvarlak ve yumuşak bir kitle şeklinde izlenir. Genellikle ağrı yapmaz ancak konuşma, çiğneme veya estetik açıdan rahatsızlık verebilir. Enfekte olmadıkça sistemik belirtiye yol açmaz.
Mukosel nasıl tedavi edilir? Küçük lezyonlar kendiliğinden gerileyebilir ancak kalıcı veya tekrarlayan mukosellerde cerrahi eksizyon tercih edilir. İşlem sırasında ilgili tükürük bezinin çıkarılması nüks riskini azaltır. Tedavi sonrası iyileşme genellikle hızlı ve sorunsuzdur.
Mukosel (Tükürük Bezi Kisti) Nedir ve Neden Oluşur?
Mukosel ağzın iç kısımlarında meydana gelen genellikle iyi huylu ve sıvı dolu bir şişlik olarak tanımlanır. Alt dudak en sık rastlanan yer olmakla birlikte bu kistler ağız içindeki diğer bölgelerde de oluşabilir. Tükürük bezi kanallarının zarar görmesi veya tıkanması sonucu bu kistler gelişir. İşte bu kistlerin oluşumuna neden olabilecek bazı faktörler:
- Dudak veya yanak ısırma bu durum kist oluşumunun en yaygın nedenidir.
- Yanak veya dudak piercingleri.
- Tükürük bezlerinin yaralanması, tükürük akışının bozulmasına ve kist oluşumuna sebep olabilir.
- Kötü ağız hijyeni ve bazı diş ürünlerinin neden olduğu tahriş.
- Uzun süreli iltihaplanma özellikle sigara ve tütün ürünleri kullanımı kronik iltihaplanmaya ve tükürük kanallarının tıkanmasına yol açabilir.
Risk faktörleri de mukoselin gelişimine katkıda bulunur. Özellikle genç yetişkinlerde daha sık görülür. Ağza yönelik travmalar da riski artırır.
Mukoselin Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Anlaşılır?
Mukosel, genellikle ağız içinde berrak veya mavimsi renkli, yumuşak ve kubbe şeklinde görülen lezyonlardır. Bu kistler 1 milimetre ile 2 santimetre arasında değişebilen boyutlarda olabilir. Mukoseller ağrısızdır ancak büyüklükleri arttığında bazı rahatsızlıklara yol açabilir. En sık rastlanan yerleri ve belirtileri şunlardır:
- Alt Dudak: Mukoseller genellikle alt dudağın ısırılması sonucu oluşur.
- Ağız Tabanı (Ranula): Bu tür mukoseller boyut olarak daha büyük olabilir ve nefes almayı zorlaştırabilir.
- Yanak İçi ve Dil: Bu bölgelerde görülen mukoseller diğerlerine benzer şekilde mavimsi ve yumuşak yapıdadır.
Mukoseller bazen diğer durumlarla karışabilir:
- Ağız İçi Fibromlar: Bunlar sert, lifli yapıdadır.
- Viral Enfeksiyonlar: Örneğin uçuk mukosele benzer kabarcıklar oluşturabilir.
- Otoimmün Hastalıklar: Sjögren sendromu gibi durumlar tükürük bezlerini etkileyebilir.
- Tükürük Bezi Tümörleri: İyi veya kötü huylu olabilir ve devamlı bir şişlik şeklinde görülür.
- Tükürük Bezi Taşları: Yemek esnasında ağrı ve şişliğe neden olan taşlar tükürük kanallarını tıkayabilir.
Tanı yöntemleri arasında fizik muayene ön plandadır; bir sağlık uzmanı tarafından yapılan görsel inceleme ve palpasyon genellikle ilk adımdır. Gerekli durumlarda ultrason kistin detaylı görüntüsünü sağlamak için kullanılır. Kötü huylu tümör ihtimalini dışlamak amacıyla biyopsi yapılabilir. Büyük ranulaların incelenmesi için nadiren BT taraması gerekebilir.
Mukosel Hangi Yaş Gruplarında ve Cinsiyette Daha Sık Görülür?
Mukosel özellikle genç yaş gruplarında daha yaygın olarak görülen bir sağlık sorunudur. Çocuklar ve ergenler bu durumdan daha sık etkilenir. Araştırmalar bu yaş gruplarında mukosel oluşumunun oldukça sık rastlanan bir olay olduğunu ortaya koymaktadır. Prevalans oranı yaşa bağlı olarak değişiklik gösterir ve genellikle ergenlik döneminde en yüksek seviyelere ulaşır. Bu oran bazı toplumlarda %69,5 gibi oldukça yüksek bir düzeye çıkabilmektedir.
- Yaş Grupları: Çocuklar ve ergenler mukosel görülme sıklığı en yüksek olan gruplardır.
- Cinsiyet Dağılımı: Erkek çocukları kızlara göre bu durumdan daha fazla etkilenmektedir.
Erken yaşta mukosel oluşumu genellikle tükürük bezlerinin travmaya maruz kalması veya tıkanıklığı ile ilişkilidir. Bu tür travmalar çocukların ve ergenlerin aktif yaşam tarzları ve sık meydana gelen kazalar nedeniyle daha sık karşılaşılan durumlardır. Prevalansın yaşla birlikte azalması yetişkinlerde mukosel oluşumunun daha nadir olmasına yol açar. Bu durum yaş ilerledikçe tükürük bezlerinin daha az travmaya maruz kalması ve olgunlaşmış tükürük yollarının daha az tıkanma eğilimi göstermesiyle açıklanabilir.
Mukoselin Teşhisi Nasıl Konur ve Hangi Testler Yapılır?
Mukosel tanısı koymak için bir sağlık uzmanı genellikle kapsamlı bir fiziksel muayene gerçekleştirir. Bu süreç lezyonun boyutunu, yerini ve özelliklerini değerlendirmek amacıyla görsel inceleme ve dokunarak muayeneyi kapsar. Mukoseller tipik olarak ağrısız, içi sıvı dolu ve mavimsi veya yarı saydam yapıda şişlikler olarak belirlenir. Ayrıca tanıyı desteklemek için çeşitli görüntüleme teknikleri kullanılır:
- Ultrason: Mukoselin boyutunu ve doğasını belirlemek için yüksek frekanslı ses dalgaları ile ağzın iç yapılarının görüntülerini oluşturur.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Özellikle büyümüş mukosellerde veya ranulalar gibi daha derin dokuların tutulumu olduğunda tercih edilir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT) Taraması: Büyük veya karmaşık mukosellerin ayrıntılı görüntülerini elde etmek amacıyla nadiren başvurulur.
Son olarak tanıyı doğrulamak ve diğer durumları dışlamak için biyopsi yapılır. Bu işlemde kist dokusundan alınan küçük bir örnek mikroskop altında kanserli hücrelerin veya diğer anormalliklerin varlığını kontrol etmek üzere incelenir. Bu adımlar mukosel teşhisi koymak için bütüncül bir yaklaşım sağlar.
Mukoselin Tedavi Seçenekleri Nelerdir ve Nasıl Uygulanır?
Mukosel tedavisinde üç ana cerrahi yöntem bulunmaktadır. Öncelikle marsupiyalizasyon uygulanır. Bu işlem sırasında kist üzerine küçük bir kesik atılır ve kenarları dikişle sabitlenerek sürekli bir drenaj olanağı sağlanır. Bu teknikle nüks riski düşürülmüş olur. İkinci bir yöntem olarak tam eksizyon tercih edilebilir. Bu işlemde hem mukosel hem de etkilenen tükürük bezi tamamen çıkarılır. Son olarak özellikle tekrarlayan vakalar için tükürük bezinin çıkarılması söz konusu olabilir. Bu radikal çözüm ileride yeni kistlerin oluşumunu engellemeyi amaçlar. Her bir tedavi seçeneği hastanın durumuna göre özenle değerlendirilir.
Mukosel Ameliyatı İyileşme Süreci Nasıldır?
Ameliyat sonrası bakım önemlidir. İlk olarak hastaların acil durumlar için gözetim altında tutulmaları gerekmektedir. Ağrı yönetimi için ağrı kesiciler verilir.
Evde Bakım:
- Ağız Hijyeni: Hastalar enfeksiyon riskini azaltmak için ağızlarını tuzlu su veya antiseptik gargara ile temizlemeye teşvik edilir.
- Diyet: Yumuşak yiyecekler tüketilmesi önerilir böylece ameliyat bölgesi tahriş olmaz.
İyileşme süreci genelde birkaç hafta sürer. İlk birkaç gün içinde şişlik ve rahatsızlık hissi azalır. Hastaların yorucu faaliyetlerden kaçınmaları ve bölgeyi rahatsız etmemeleri önerilir. Düzenli takip ziyaretleri, iyileşme sürecinin kontrol altında tutulmasını sağlar. Olası komplikasyonlar arasında enfeksiyon, aşırı kanama ve nüks bulunur. Ayrıca ameliyat sonrası yara izi oluşumu da mümkündür ve bazen ek tedavi gerektirebilir.
Mukosel Tedavi Edilmezse Ne Gibi Riskler Oluşabilir?
Mukosel tedavi edilmediği takdirde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu kistler büyüdükçe sürekli bir rahatsızlık ve ağrı oluşturabilirler. Bu ağrı günlük hayatta yemek yeme ve konuşmayı zorlaştırabilir. Ayrıca mukoseller enfekte olduğunda ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Bu durumda apse oluşumu ya da enfeksiyonun çevre dokulara yayılması gibi komplikasyonlar gelişebilir. Enfeksiyonlar ağır vakalarda sistemik reaksiyonlara ve hatta sepsis gibi yaşamı tehdit eden durumlara sebep olabilir.
- Kronik İrritasyon ve Kanser Riski: Uzun süreli iltihaplanma hücresel değişikliklere ve kanser gelişimine yol açabilir.
- İkincil Enfeksiyonlar ve Komplikasyonlar: Kemiklere yayılan enfeksiyonlar ciddi komplikasyonlara ve uzun süreçli tedavilere neden olabilir.
- Fonksiyonel Bozukluklar: Büyük mukoseller konuşma, yutma ve çiğneme gibi temel fonksiyonları etkileyebilir. Şiddetli durumlarda nefes almayı bile zorlaştırabilirler.
Bu nedenle mukosel belirtileri göz ardı edilmemeli ve gerekli tedavi uygulanmalıdır. Tedavi edilmezse mukoseller ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ve günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir.
Mukosel Diğer Tükürük Bezi Hastalıklarından Nasıl Ayırt Edilir?
Mukosel diğer tükürük bezi hastalıklarından ayırt edilmesi gereken bir sağlık sorunudur. Mukoselin en belirgin özelliği genellikle travma sonucu alt dudağın iç yüzeyinde oluşan asemptomatik ve mavi renkli kistlerdir. Diğer tükürük bezi hastalıklarında ise durum farklılık gösterir:
Sialolitiazis:
- Nedenler: Dehidrasyon, tükürük akışının azalması, bazı ilaçlar.
- Belirtiler: Etkilenen bezde ağrı, şişlik, yemek zamanında artan rahatsızlık.
- Tedavi: Taşların düşmesi beklenir veya müdahale edilir.
Sialadenit:
- Nedenler: Taşlar, ağız hijyeninin yetersizliği.
- Belirtiler: Ağrılı şişlik, ateş, irin.
- Tedavi: Antibiyotikler, hidrasyon, kompres.
Sialadenoz:
- Nedenler: Diyabet, yetersiz beslenme, alkol kullanımı.
- Belirtiler: Parotis bezlerinin iki taraflı ve ağrısız şişmesi.
- Tedavi: Altta yatan durumların yönetilmesi.
Tükürük Bezi Tümörleri:
- Nedenler: Radyasyon maruziyeti, sigara.
- Belirtiler: Bezde kitle, yüz siniri etkilenmesi.
- Tedavi: Cerrahi, radyasyon veya kemoterapi.
Bu hastalıklar belirtiler ve tedavi yöntemleri bakımından mukoselden ayrılır. Diğer hastalıklar daha invaziv tedaviler gerektirebilir ve ağrı gibi ek belirtiler sunar. Mukosel ayırıcı tanısı için hastanın öyküsü ve fiziksel muayene önemlidir. Detaylı görüntüleme yöntemleri ve bazı durumlarda spesifik testler kullanılabilir.
Mukosel Tedavisinde Alternatif Tıp Yöntemleri Etkili Midir?
Mukosel tedavisinde alternatif tıp yöntemlerinin kullanımı bazı çevrelerce desteklenir. Ancak bu yöntemlerin etkinliği üzerine yapılan bilimsel çalışmalar genellikle bu yöntemlerin mukosel üzerindeki etkilerini destekleyecek güçlü kanıtlar sunmamaktadır. Alternatif tıp mukoselin altında yatan biyolojik süreçleri değiştirmede sınırlı bir etkiye sahiptir. Bu nedenle mukosel tedavisinde bu yöntemlerin rolü çoğunlukla semptomatik rahatlama ile sınırlı kalır.
Bitkisel İlaçlar:
- Bitkisel ilaçlar genellikle kontrolsüz ve randomize olmayan çalışmalarla incelenmiştir.
- Bu çalışmalar, güvenilir sonuçlar üretme konusunda yetersiz kalmaktadır.
- Bitkisel ilaçlar, bazı durumlarda semptomatik rahatlama sağlasa da mukosel kistlerin tedavisinde kesin bir çözüm sunmaz.
Homeopati:
- Homeopati tedavisinde kullanılan maddeler son derece seyreltilmiştir.
- Çoğu bilimsel inceleme homeopatinin plasebo etkisinden öte bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir.
- Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi gibi sağlık otoriteleri homeopatinin mukosel tedavisinde etkili olduğuna dair kanıt bulunmadığını belirtir.
Akupunktur:
- Akupunktur özellikle ağrı yönetimi alanında bazı olumlu etkilere sahiptir.
- Ancak mukosel tedavisi bağlamında akupunkturun faydası bilimsel olarak yeterince desteklenmemiştir.
- Akupunktur tedavisi metodolojik kusurlar içeren çalışmalarla sınanmıştır ve mukosel için özel bir tedavi yöntemi olarak onaylanmamıştır.
Bu bağlamda mukosel tedavisinde alternatif tıp yöntemlerinin kullanılması çoğunlukla geçici rahatlama sağlamakla sınırlı kalır ve bilimsel açıdan etkileri kanıtlanmamıştır. Bu yöntemler, mukosellerin temel sebeplerini ele almakta yetersiz kaldığı için etkili bir tedavi seçeneği olarak kabul edilmezler.
Mukosel Ameliyatı Sonrası Beslenme Nasıl Olmalıdır?
Mukosel ameliyatı sonrası beslenme iyileşme sürecini desteklemek amacıyla özenle planlanmalıdır. Bu süreçte tüketilmesi önerilen gıdalar yumuşak dokuya zarar vermeyecek yapıdadır. Öncelikle protein yönünden zengin çırpılmış yumurta ve yumuşak süt ürünleri vücut için gerekli onarım bloklarını sağlar. Ayrıca patates ve tatlı patates püresi gibi yumuşak nişastalı gıdalar, A ve C vitaminleri ile desteklenmektedir.
Tüketilecek Gıdalar:
- Çırpılmış Yumurta
- Patates Püresi
- Tatlı Patates Püresi
- Yulaf Ezmesi
- Buğday Kreması
- Elma Püresi
- Yoğurt
- Süzme Peynir
- Smoothies
- Et Suyu Bazlı Çorbalar
- Karıştırılmış Çorbalar
- Avokado
- Tofu
- Dondurma
- Dondurulmuş Yoğurt
Elma püresi gibi lifli gıdalar sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olurken smoothie ve karıştırılmış çorbalar hem besleyici hem de kolay tüketilebilir alternatifler sunar. Beslenme planında ayrıca sağlıklı yağlar içeren avokado ve kolay sindirilen tofu gibi bitki bazlı protein kaynakları yer alır.
Kaçınılması Gereken Gıdalar:
- Kuruyemişler
- Cipsler
- Çiğ Sebzeler
- Baharatlı Yiyecekler
- Asitli Meyveler
- Çok Sıcak Yiyecek ve İçecekler
- Yapışkan Yiyecekler
- Çekirdekli veya Sert Parçalı Yiyecekler
Bu süreçte çıtır ve sert gıdalardan kaçınılmalıdır çünkü bu tip yiyecekler ameliyat bölgesini tahriş edebilir. Ayrıca asitli ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmak tahrişi ve rahatsızlığı minimuma indirecektir. Dondurma ve dondurulmuş yoğurt gibi serinletici seçenekler iltihabı önleyici düşük şekerli çeşitlerle tercih edilmelidir. Mukosel ameliyatı sonrası beslenme bu öneriler doğrultusunda düzenlendiğinde, iyileşme sürecini hızlandırabilir ve komplikasyon riskini azaltabilir.
Mukosel Ameliyatı Sonrası Konuşma ve Yutma Problemleri Nasıl Aşılır?
Mukosel ameliyatı sonrası konuşma ve yutma problemleri uzman bir ekibin desteğiyle aşılabilir. Hastalar konuşma dili patoloğu tarafından değerlendirilir ve ona özel bir terapi planı hazırlanır. Bu plan konuşma kaslarını güçlendirmeye ve koordinasyonu artırmaya yönelik düzenli egzersizleri içerir. İşte bu sürecin temel bileşenleri:
Konuşma Terapisi
- Konuşma kaslarını güçlendiren ve koordinasyonu artıran egzersizler uygulanır.
- Günlük pratikler konuşma anlaşılırlığını iyileştirir.
Yutma Terapisi
- Videofloroskopik yutma çalışmaları ile yutma işlevi detaylıca incelenir.
- Yutmada kullanılan kasları güçlendiren özel egzersizler yapılır.
- Beslenme düzenlemeleri, yutması kolay yiyecekler ve sıvılar içerir.
Çok Disiplinli Yaklaşım
- Farklı uzmanlık alanlarından doktorlar ile iş birliği içinde konuşma ve yutma problemleri için kapsamlı bir bakım planı uygulanır.
- Beslenme uzmanları diyetinizi yutma güçlüklerinize uygun hale getirir.
Ek İpuçları
- Yeme ve içme sırasında yutmayı kolaylaştıracak postür ayarlamaları öğretilir.
- Yeterli hidrasyon yutma sürecini pürüzsüzleştirir.
Takip ve İzleme
- Hastanın ilerlemesi düzenli sağlık kontrolüyle izlenir.
- Hasta eğitimi iyileşme sürecine aktif katılımı teşvik eder.
Mukosel Tedavisi İçin Hangi Doktora Başvurulmalıdır?
Mukoseller, özellikle sinonasal bölge gibi sinüsleri etkilediğinde tedavi için Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanlarına başvurulması önerilir. Bu uzmanlar mukosellerin burun pasajlarına ve diğer ilgili bölgelere olan etkilerini değerlendirebilir ve uygun tedavi yöntemlerini sunabilirler. Mukosel vakalarının çoğunda cerrahi bir müdahale gerekebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mukosel (tükürük bezi kisti) nedir ve nasıl oluşur?
Mukosel, küçük tükürük bezlerinin kanalının tıkanması veya travmayla yırtılması sonucu tükürüğün doku içine sızmasıyla oluşur. Genellikle dudak iç yüzünde şişlik şeklinde görülür.
Mukosel en sık nerede ortaya çıkar?
En sık alt dudakta görülür, ancak yanak mukozasında, dilde ve ağız tabanında da gelişebilir. Çiğneme veya dudak ısırma alışkanlığı bu bölgelerde mukosel oluşumunu kolaylaştırır.
Mukosel hangi belirtilerle kendini gösterir?
Genellikle ağrısız, şeffaf veya mavi renkte, yumuşak ve yuvarlak bir şişlik şeklinde ortaya çıkar. Büyüyüp küçülebilir ve tekrarlayan patlamalar gösterebilir.
Mukosel ağrıya veya enfeksiyona yol açar mı?
Çoğunlukla ağrı yapmaz. Ancak travma veya enfeksiyon eklenirse hassasiyet, kızarıklık ve ağrı görülebilir. Nadiren de olsa iltihaplanabilir.
Mukosel kendiliğinden geçer mi?
Küçük mukoseller bazen kendiliğinden patlayıp kaybolabilir. Ancak çoğu tekrarlar ve kalıcı çözüm için cerrahi ya da lazerle çıkarılması gerekir.
Mukosel tedavisinde hangi yöntemler uygulanır?
Cerrahi eksizyon en sık kullanılan yöntemdir. Ayrıca lazer veya kriyoterapi de uygulanabilir. Amaç, kistin ve ilgili tükürük bezinin tamamen çıkarılmasıdır.
Mukosel ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?
Genellikle kısa ve sorunsuzdur. Hafif şişlik ve hassasiyet birkaç gün sürebilir. Tam iyileşme 1-2 hafta içinde gerçekleşir ve tekrar etme riski azalır.
Mukosel tekrarlayabilir mi?
Evet, kist tamamen çıkarılmazsa tekrar oluşabilir. Bu nedenle tedavinin deneyimli hekimlerce yapılması önemlidir.
Mukosel çocuklarda da görülebilir mi?
Evet, çocuklarda da oldukça sık rastlanır. Özellikle dudak ısırma alışkanlığı olan çocuklarda mukosel gelişme riski daha yüksektir.
Mukoselden korunmak için hangi önlemler alınabilir?
Dudak ve yanak ısırmaktan kaçınmak, ağız içi travmalara dikkat etmek ve düzenli ağız hijyenini sağlamak mukosel oluşumunu önlemeye yardımcı olur.
Mukosel (Tükürük Bezi Kisti) Ameliyatı Ne Kadar Sürer?
Mukosel ameliyatı genellikle 15 ila 30 dakika arasında sürer. İşlem lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve ağız içinden yapılan küçük bir cerrahi girişimle kist çıkarılır. Komplikasyon gelişmediği sürece hasta aynı gün taburcu edilir. İyileşme süreci de çoğunlukla birkaç gün içinde tamamlanır.
Mukosel (Tükürük Bezi Kisti) İçin Hangi Bölüm Veya Doktora Gidilir?
Mukosel tanı ve tedavisi için Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi veya Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümüne başvurulmalıdır. Uzman hekim, kistin boyutu ve yerleşimine göre medikal tedavi veya cerrahi müdahale planlayabilir.
Kaynakça:
https://www.webmd.com/oral-health/mucocele-causes-symptoms-and-treatment
https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/23406-oral-mucocele

Prof. Dr. Murat Topdağ, 1978 yılında Malatya’da doğmuş, tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Bölümü’nde tamamlamıştır. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra, akademik ve klinik kariyerine aynı kurumda devam etmiştir. 2017–2025 yılları arasında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Topdağ, 2025 yılı itibarıyla Memorial Göztepe Hastanesi bünyesinde hastalarına hizmet vermektedir.
Kulak burun boğaz hastalıkları, baş-boyun kanser cerrahisi ve estetik burun ameliyatları (rinoplasti) alanlarında uzmanlaşmış olan Prof. Dr. Topdağ, ulusal ve uluslararası düzeyde tanınan bir cerrahtır. The Journal of Laryngology & Otology, Otology & Neurotology ve European Archives of Oto-Rhino-Laryngology gibi saygın dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel makalesi bulunmaktadır.
Prof. Dr. Topdağ, fonksiyon koruyucu tekniklerle baş-boyun tümör cerrahisi uygulamakta; aynı zamanda rinoplasti, revizyon burun estetiği, piezo ultrasonik rinoplasti ve septorinoplasti gibi estetik ve fonksiyonel burun ameliyatlarında yüksek başarı oranlarına sahiptir. Bilimsel yaklaşımı, estetik vizyonu ve hasta güvenliğini esas alan cerrahi felsefesiyle Türkiye’de KBB alanının önde gelen isimlerinden biridir.


Vakalar
İki taraflı frontal sinüs kaynaklı inverted papillom
Hastalıklar
Bilateral Tonsil Lenfoma Ameliyatı
Hastalıklar
Anadolu Yakası, İstanbul'daki Konumumuz